AVRUPA BİRLİĞİ SINIRDA KARBON DÜZENLEMESİ MEKANİZMASI
Son yıllarda önem kazanan küresel iklim krizi ile mücadele ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılması amacıyla, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler yeni önlemlerin hayata geçirilmesi için çalışmalar yürütüyor ve bunlara ilişkin düzenlemeleri hayata geçiriyor.
Ticaret hayatını önemli ölçüde etkileyen söz konusu düzenlemelerden kuşkusuz en önemlileri, Türkiye’nin ihracatında birinci sırada yer alan Avrupa Birliği (“AB”) tarafından yapılan düzenlemeler. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre AB, Türkiye’nin 2021 yılı ihracatında 93 milyar dolar değerindeki %41,3 ‘lük payı ile ilk sırada yer alıyor.
2019 yılında Avrupa Komisyonu tarafından kabul edilmiş olan Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı (“EU Green Deal”) uyarınca AB, 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarının 1990 seviyelerine kıyasla %55 oranında azaltılmasını ve 2050 yılında karbon nötr olmayı hedefliyor.
Bir yandan da belirlenen hedefler sebebiyle maliyetleri artacak olan Avrupa sanayisinin rekabetçi kalabilmesini, üretim ve yatırımların emisyon hedefi daha az olan ülkelere kaymasının önlenmesi amacıyla çalışmalar yapılıyor. Bu kapsamda, “Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması”nın uygulamaya konulması ve söz konusu mekanizma ile AB tarafından ithal edilen ürünlere, üretim süreçlerindeki karbon içeriği ölçüsünde ilave mali bir yük getirilmesi öngörülüyor.
Türkiye’ den AB’ye ihracat yapan şirketleri etkileyecek olan Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması’na dair önemli noktaları aşağıda özetledik.
Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması Nasıl İşleyecek?
AB’ye ithalat yapan kişilerin (importers), ithal edilen ürünler AB’de üretilmiş olsa AB’nin karbon fiyatlandırma kuralları uyarınca ödenmesi gerekecek tutara göre karbon sertifikası almaları gerekli. Ancak, üretimde ortaya çıkan karbon emisyonuna ilişkin ödemenin başka bir ülkede zaten yapılmış olduğu kanıtlanırsa, yapılmış olan ödeme alınacak karbon sertifikası tutarından mahsup edilecek.
Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması Hangi Sektörleri Etkileyecek?
Mekanizmanın, ilk başta yalnızca belli bazı sektörlere uygulanması planlanıyor: Demir-çelik, çimento, gübre, alüminyum ve elektrik. Ancak, üç yıllık geçiş sürecinin sonunda mekanizmanın işleyişinin yeniden değerlendirilmesi ve özellikle üretim zincirindeki diğer sektörlerin ve dolaylı karbon emisyonlarının da kapsama alınmasının söz konusu olabileceği öngörülüyor.
Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması Hangi Ülkeleri Etkileyecek?
Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması, AB üyesi olmayan ülkelerin tamamını kapsayacak. Bununla birlikte, söz konusu ülkelerden AB Emisyon Ticaret Sistemi’ne dahil olan veya entegre olan ülkeler kapsam dışında bırakılacak. Türkiye, söz konusu entegrasyona ilişkin çalışmalar yapmaya başladı.
Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması İstisnaları Var Mı?
150 milyon Avro’nun altında kalan ithalatların kapsam dışında bırakılması öngörülüyor.
Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması Ne Zaman Uygulanmaya Başlayacak?
Uygulamanın 2023 yılında mali yükümlülük yaratmayan bir geçiş süreci ile başlaması ve 2026 yılında tamamen yürürlüğe girmiş olması öngörülüyor.
Buna göre:
- 2023- 2026 yılları arasında, belirlenen sektörlerde ithalat yapan şirketler herhangi bir ödeme yapmadan yalnızca ithal edilen malların üretim sürecinde ortaya çıkan karbon emisyonlarını raporlayacak.
- 2026’dan itibaren ise, bir önceki yıl ithal etmiş oldukları ürünlerin ve bunların karbon emisyonlarının miktarını yıllık olarak raporlamak ve bu miktarlara karşılık gelen Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması sertifikalarını temin etmekle yükümlü olacaklar.
Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması’ na İlişkin Çalışmalar Hangi Aşamada?
Avrupa Komisyonu tarafından 14 Temmuz 2021’de teklif edilmiş olan Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması üzerinde, 15 Mart 2022 tarihinde Avrupa Konseyi’ nde anlaşmaya varıldı. Söz konusu gelişme bu konuda önemli bir ilerleme olarak kabul edilmekle birlikte, Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizmasına ilişkin regülasyon halen taslak halde.